Herşeye Rağmen...



Hamburg'eri nasıl yeriz yazımda galibiyet ya da gollü beraberliğin bize tur kapısını açacağını söylemiştim. Nitekim öyle de oldu. Herşeye rağmen Nordbank Arena'dan istediğimizi alarak İstanbul'a döndük.

Bir önceki yazımda demiştim ki Hamburg kendini ne kadar ateşlerse ateşlesin yaktığı ateş, bizim Kadıköy'de final oynamak için yaktığımız ateşten büyük olamaz. Çok mutluyum ki aslanlarımız bizi yanıltmadı. 10 kişi kalmalarına rağmen avantajlı skoru korudular.

Maça çok iyi başladık. Orta alanda iyi pas yaparak Hamburg'un hata yapmasını kolladık. 15. dakikadan sonra Hamburg bu baskımızı kırdı ve oyunun kontrolünü eline geçirdi. Maçtan önce en çok korktuğum isimler Guerrero,Olic ve Petric'di. Ama iki ismi unutmuştum; Trochowski ve Jansen. Gerçekten ikisi de muhteşem oyunculardı. Özellikle Trochowski dört dörtlük bir oyuncuydu. Pas atıyor, orta açıyor, şut çekiyor, pres yapıyor, çalım atıyor bir futbolcunun yapması gereken herşeyi yapıyordu. Maçın 28. dakikasında çektiği şutla ise herkesin yüreği ağzına geldi. Top öyle bir döndüki tam köşeden gol olacaktı. Ama kalecimiz Sanctis topa çok iyi uzanıp gol olmasını engelledi. İlerleyen dakikalarda Hamburg'un baskısı devam etti. Ama arkada çok boşluk bıraktıklarını unutmuşlardı. 33. dakikada istediğimiz kontrayı yakaladık. Arda'nın rakip sahaya taşıdığı topta, Lincoln ortada bomboştu. Arda topu hemen Lincoln'e attı. Top biraz yavaş geldi ama Lincoln topa dokunmayı başardı. Son defans oyuncusuna da çarpan top ceza yayının hemen önünde bekleyen Ayhan'ın önüne düştü. Ayhan mükemmel bir vuruşla topu ağlara gönderdiğinde, hem tarihe geçmiş hem de Galatasaray taraftarını sevince boğmuştu. Maçın ilk yarısının 1-0 bitmesi bizim için çok önemliydi. Hamburg geride kalan dakikalarda baskı yaratmıştı ama adeta bir kör dövüşçü tarzında atak yapıyordu. İstediğimiz oldu ve ilk yarı 1-0 sonuçlandı.

İlk yarının en önemli konusu ise Viktor Kassai idi. Jarolim ardı ardına üç faul yaptı. Kassai sadece onu uyarmakla yetindi. Ancak dördüncüde sarı kartını çıkardı. Aynı tarifeyi Guerrero içinde uyguladı Kassai. Guerrero ilk faulünü yaptı.Ardından dakika geçmeden ikinciyi, yine dakika geçmeden üçüncüyü yaptı. Artık sarı kart vermek zorundaydı Kassai. Guerrero bu faulleri aralıklarla yapsa belki de Kassai dördüncüyü de bekliyecekti. Ama diğer taraftan Barış'ın ilk faulünde sarı kartını çıkardı Kassai. Bu çifte standart değil de nedir ?

Bir konuya daha parantez açmak istiyorum. Shabani Nonda. Dün nerdeyse oyunun her bölümünde yürüdü. Başka hiçbir şey yapmadı. Baros'u mumla aradık adeta. Sadece bir pozisyonda yürüyerek çalım attı o kadar.

İkinci yarıya ise biraz afallıyarak başladık. Hamburg çok baskılı başladı. Biz de bu baskıyı üstümüzden atamadık. Sonuç olarak Hamburg beraberlik gölünü buldu. 49. dakikada sağ kanattan yapılan ortada seken top bomboş Jansen'in önüne düştü. Bu oyuncunun sert şutunda durum 1-1 oldu. Yediğimiz golün şokunu üstümüzden atamadan ikinci bir şokla sarsıldık. Emre Aşık kırmızı kart görmüştü. Kassai yine yapacağını yapmıştı. Savunmanın arkasına atılan topta Petric topun en az 3-4 metre gerisindeydi. Emre yanlışlıkla olacak ki Petric'in ayaklarına dokundu. Petric yere düştü. Kassai Emre'yi son adam olarak değerlendirdi ve oyundan attı. Ama topun hemen yanında bulunan Hakan Balta'yı unutmuştu! Bu karttan sonra stopersiz kaldık. Takımda stoper özelliği bulunan tek oyuncu Semih Kaya kalmıştı. Onunda Galatasaray forması altında hiçbir tecrübesi bulunmuyordu. Oynasaydı ilk maçı olacaktı. Ama gençliğinde savunma olarak oynamış Kewell hemen göreve atıldı ve kendisinin o bölgede görev yapabileceğini söyledi. Onun bu özgüveni bana çok büyük bir güven verdi. Kewell en iyi stoperlere taş çıkartıcak şekilde görevini yerine getirdi.

İkinci yarıda bize saç baş yolduran bir pozisyon yaşadık. 51. dakikada Lincoln defansın arkasına muhteşem bir pas attı. Nonda hareketlendi. Kaleci ile karşı karşıya kaldı. Ama saçma bir vuruşla topu üstten dışarı yolladı. Bu belki de maçın kırılma anıydı. O golü atsa maç 2-1 e gelicek ve belki de Emre Aşık kırmızı kart görmeyecekti.

Yüreğimizi ağzımıza getiren pozisyon 66. dakikada geldi. Sabri ceza sahası girişinde Jansen'e faul yaptı. Serbest vuruş Trochowski kullandı. Savunmadan seken topu De Sanctis çeldi, Benjamin'in sert şutu önce çizgideki Mehmet Güven'e, sonra üst direğe çarptı. Bu pozisyonda adeta kalbimiz duracaktı.

Maçın ilerleyen dakikalarında çok iyi savaştık. 10 kişi, stopersiz kalmamıza rağmen, herşeyden öte Kassai'ye rağmen tur için avantajlı skoru alarak İstanbul'a döndük.

Bu saatten sonra Hamburg'un ASY Cehennemi'nden çıkabileceğini düşünmüyorum. Aslanlarımız herşeylerini ortaya koyarak bizi çeyrek finale taşıyacaklardır!

Road to Kadıköy!

ONUR TOKA





















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder