Hesabı Sami Yen'de görücez!



Dün 2010 FIFA Dünya Kupası Eleme Grubu maçında İspanya'ya Santiago Bernabau'da 1-0 kaybettik.

Herkes İspanya'nın A Millilerimize karşı çok üstün bir oyun sergiliyerek maçtan farklı galip ayrılacağını düşünüyordu. Ama beklendiği gibi olmadı. Millilerimiz maça mükemmel başladılar. Daha maçın başında çok mutlak 2 pozisyon yakaladık. Birinci pozisyon 6. dakikada gelişti. Tuncay'ın ara pasında Nihat, kaleci Casillas ile karşı karşıya kaldı, vuruşunda top direğin yanından auta gitti. Aslında ortadaki Semih'e çıkarsa topu Nihat, belki de pozisyon golle sonuçlanacaktı.

Daha sonra Semih'de çok iyi bir pozisyon yakaladı. Kronometreler 7. dakikayı gösterirken Tuncay topu Semih'e indirdi. Semih bekletmeden topa çok iyi vurdu ancak dünyanın en iyi kalecilerinden Casillas topa çok iyi uzanıp kornere çeldi.

İlk yarının ilk 30 dakikası gerçekten çok iyiydik. Oynun temposunu belirleyen taraf bizdik. Açıkçası ilk 10 dakikada bulduğumuz o iki pozisyon 'Boğaları' korkutmuştu. Bu çok açık bir şekilde belliydi. Üstümüze çok fazla gelmediler.

Ama orta alanları gerçekten çok iyi ve yetenekli oyunculardan kurulu. Özellikle Xavi ve Senna. İkisi de mükemmel oyuncular. Xavi muhteşem bir beyin, muhteşem bir maestro. Maç esnasında Ercan Taner ve Rıdvan Dilmen'in arasında geçen şu konuşma Xavi'yi özetliyor;

Ercan Taner: 'Xavi çok zeki bir oyuncu hocam'

Rıdvan Dilmen: 'Onun için Barcelona'da' :)

Bahsettiğim üzere ilk 30 dakikadan sonra İspanyollar üstümüze gelmeye başladılar. Özellikle bizim solumuz onların sağından. Sergio Ramos bitmek bilmeyen enerjisi ile sol kanadımızı otobana çevirdi. Arda dün çok yorgundu. Ramos'un karşısında duramadı. İbrahim Üzülmez ise yetersizdi.

Ayrıca iki oyuncumuza bir parantez açmak lazım. Gökhan Gönül ve Emre Aşık. Biri yılların tecrübesi, diğeri geleceğin yıldızı. İkisi dün takımın en iyileriydi şüphesiz.

İşte ilk yarı bu durumlar içerisinde 0-0 sona erdi.

Bu sırada Belçika'dan kötü bir haber geldi. Belçika sahasında Bosna'ya 4-2 mağlup olmuştu. O anki sonuçlar için Bosna ile puanlarımız eşitti.

İkinci yarı başladığında ise İspanyollar üstümüze iyice yığıldılar. Kondisyon farkı ortaya çıktı. Oyundan iyice düştük. Özellikle Arda, Tuncay ve Nihat çok kötü oynamaya başladılar.

Fatih Terim'in maçtaki en büyük hatası Semih'i oyundan alması idi. Çünkü o vakte kadar Nihat oyunda hiçbir varlık gösterememişti. Semih ise topu indiriyor, oyunu çok iyi açıyordu.

Tuncay ise yaptığı pas hatalarıyla hepimize saç baş yoldurdu.

İspanyollar aradıkları golü 60. dakikada buldu. Faul olup olmadığı tartışılır bir pozisyonda Xavi'nin sağdan kullandığı serbest atışta topa uzak direkte Ramos dokundu. Pique önüne düşen topa sadece dokundu. Volkan'ın gayretine rağmen top filelere gitti.

Geride kalan dakikalarda İspanyollar klasik futbollarını oynadılar. Orta süper pas yapıp yorulmuş olan Millilerimizi iyice yordular. Ve etkisiz olduğumuz ikinci yarıda daha da etkisiz olduk.

Rıdvan Dilmen'in dediği gibi ikinci yarının sonlarına doğru topu bize vermediler.

Ramos ikinci yarı daha da rahattı. İyice düşen bir sol kanat. Ramos çok rahat. İspanyollar topu gözleri kapalı olarak Ramos'a veriyorlar. Ramos'un aldığı her top gol tehlikesi.

Hakem ise her pozisyonda faul çaldı. Millilerimizin İspanyolları en ufak müdahalesinde düdüğünü çaldı. Çifte standart vardı. Gözle görülür bir şekilde.

Millilerimizi kutlamak lazım. Euro 2008'deki Almanya maçını da çok iyi oynayarak kaybetmiştik. İspanya maçında da çok iyi mücadele ederek kaybettik. Tabiki bu böyle sürüp gitmeyecek. Ben inanıyorumki Ali Sami Yen'deki maçta bu güzel, olumlu futbolumuzu 3 puan ile süsleyeceğiz..

ONUR TOKA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder