
İki takımda yarın 100 yıllık rekabetin belkide en önemli maçına çıkacaklar. Bu maçta kaybeden taraf eminimki şampiyonluk yarışından kopmuş olacak. Hem moral, motivasyon açısından hem de liderle arasında bulunan puan farkından dolayı.

Geçen sezon Ali Sami Yen'de oynanan ve şampiyonluk düğümünün çözüldüğü maçta çok iyi mücadele edip maçı 1-0 kazanmıştık ve şampiyonluk adına çok önemli bir galibiyet almıştık. Nitekim o galibiyet bize şampiyonluğu getirdi diyebiliriz.

Galatasaray, Fenerbahçe maçları hep yüksek tansiyonda geçmiştir. Bunu belitmemize gerek yok ama ben yine de söyliyim dedim.
İki sezon öncesine dönelim. İlk maç Saraçoğlu'nda. Fenerbahçeli taraftar oyuncularımıza etmedik küfür bırakmadılar. Top ne zaman futbolcularımızın ayağına gelse hemen kötü ve çirkin tezahüratlar başladı.
Sezonun ikinci maçı ise Ali Sami Yen'de oynandı. Taraftarlarımızda çok dolmuş olacaklarki Fenerbahçeli oyuncuları pet şişe yağmuruna tuttular. Hatta bir ara hakem soyunma odasına kadar gitti. Belki de maçı iptal edicekti.
Bunları belirtmemin sebebi ise bir daha böyle çirkin olayların yaşanmaması. Çünkü iki takımda Türk Futbolunun direği. Artık aramızdaki bu kötü rekabetin bitmesi lazım.
Avrupaya bakıyoruz hiçbir zaman böyle olaylar yaşanmıyor. Ben hiçbir zaman iki İspanyol devi Barça ve Madrid taraftarları arasında olay olduğunu görmedim.
Bizim de böyle olmamız lazım. Medeni olmamız lazım. Birbirimize köstek değil destek olmamız lazım.
Dostluk adına en önemli adımları biz kulüp olarak atıyoruz ama rakibimizden hiçbir zaman olumlu bir cevap alamıyoruz.
İşte en son Adnan Polat, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı Galatasaray Adasında yemeğe davet etti.
Ama Aziz Yıldırım her zamanki gibi bize olumlu bir cevap vermedi.
Belki de sorun Fenerbahçe taraftarında değil onları yönetenlerde. Baş zihniyet değişmedikçe bu kötü ve çirkin rekabet sürüp gidecek..

Şimdi gelelim yarınki maça.
Son durum olarak rakibimizden iyi gözüküyoruz. Ancak bu bir derbi maçı ve derbilerin çok değişik bir atmosferde geçtiğini unutmamak lazım.
Rakibin en önemli ismi beyni Alex yarınki maçta muhtemelen oynayamıyacak.
Bu rakip için çok önemli bir eksik ancak biz bu durumu iyi değerlendirirsek.
Fenerbahçe maçlarında futbolcularımızın eli ayağı tutuluyor sanki. Bu olaya bir anlam veremiyorum. Avrupada o kadar iyi oynuyoruz. Avrupanın önemli takımlarını yeniyoruz, ancak Fenerbahçe'ye gelince elimiz, ayağımıza dolanıyor. Bunun son örneğini sezonun ilk yarısında gördük..
Ancak ben yarınki maçın çok farklı olacağını düşünüyorum. Çünkü yarın büyük bir hırsla oynamak isteyen Lincoln, formlarının zirvesinde bulunan Arda,Baros ve Kewell gibi 4 tane ofansif yönü son derece kuvvetli bir dörtlümüz var. Ben ağır Fenerbahçe savunmasının, eğer oynarlarsa bu 4 oyuncu tarafından çok büyük sıkıntılar yaşayacağına eminim.
Derbi öncesi ise sevindirici bir gelişme yaşandı. Mehmet Topal 7 maçlık bir aradan sonra oynayabilecek duruma geldi. Yarın muhtemelen stoperde Emre ve Topal'ı göreceğiz. Hakan Balta'da gerçek mevkisi sol beke dönücek.
Defans dörtlümüz yönünden tek sıkıntımız ise sağ bekte görev alan Sabri olacak. Çünkü Sabri'nin defansif yönü çok zayıf ve zorlanacaktır diye düşünüyorum. Ama muhteşem hırsı ve bitmek bilmeyen enerjisi ile bu maçta o zayıflığını kapatabilir.
Orta alanımız ve forvet mevkimiz en güçlü olduğumuz bölgeler. Ayhan ve Barış ön liberoda bence Türkiye'nin en iyi ikilisiler. Ayhan tecrübesiyle, Barış'da hırsı ve mücadelesiyle sezon başından beri takdire şayen top oynuyorlar.
Sol kanadımız ve sağ kanadımızda oynayan Kewell ve Arda için söylencek söz yok. İkiside sezon başından beri süperler.
Çek yıldızımız Baros'tan ise tek kelime ile bahsetmek istiyorum. Ligin gol kralı.. Sanırım bu yeterli.
Ve gelelim maçın ve kendisinin kaderini belirleyecek adama. Yarın oynadığı oyuna göre ya vezir olacak ya da rezil. Bahsettiğim kişi tabiki de Lincoln.
Lincoln sezona çok iyi başladı aslında. İlk yarıyıda çok iyi bir performans çizerek tamamladı. Ancak ikinci yarı için aynı sözleri sarf etmemiz olanaksız. İkinci yarı adeta bir hayalet gibiydi. En son yaptığı olayla bardakları taşırdı. Taraftarın gözünden iyice düştü. Kendini affettirmenin tek yolu bence yarınki derbi maçında.
Bu adam istediği zaman oynuyor bence ve yarın oynamak istiyor. Bu adam oynarsa onu kimse tutamaz benim kanaatimce. Umarım benim bu sözlerime Lincoln en iyi cevabı sahada verir. Beni ve Galatasaray'a tüm gönül verenleri tekrar kendisine hayran bırakır.
Yazımın başında: 'Geçen sezon Ali Sami Yen'de oynanan ve şampiyonluk düğümünün çözüldüğü maçta çok iyi mücadele edip maçı 1-0 kazanmıştık ve şampiyonluk adına çok önemli bir galibiyet almıştık. Nitekim o galibiyet bize şampiyonluğu getirdi diyebiliriz.' demiştim. Bu maçta o maç kadar önemli olabilir. Yani her iki takım açısından da bir dönüm noktası olabilir.
Yarın her iki takımda bunun bilincinde sahaya çıkacaklar. Benim temennim yarınki maçın dostça ve kardeşçe geçmesini dilemek.
Umarım takımımız yarınki maçtan alnının akıyla sahadan galip olarak ayrılır. Bundan hiç şüphem yok..
Yazıma şu unutulmaz beste ile son veriyorum;
Şampiyon cimbombomum ne istersen iste benden
İstersen donatalım dört bir yanı bayraklarla
İstersen çınlatalım dört bir yanı şarkılarla
İstersen eğlenelim davullarla zurnalalarla
ONUR TOKA

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder